Blog'a Dön

İstinaf Süresi Hesaplama: HMK, CMK, İİK

| Hansoft AI

İstinaf süresi, avukatlık pratiğinde en sık hesaplanan ve kaçırıldığında telafisi olmayan sürelerin başında gelir. Hukuk, ceza ve icra dosyalarında sürenin uzunluğu bugün büyük ölçüde eşitlenmiş olsa da, sürenin ne zaman başladığı ve adli tatilin süreyi nasıl etkilediği dosyadan dosyaya değişir. Üstelik tam şu günlerde kritik bir dönemdeyiz: 2026 adli tatili 20 Temmuz’da başladı ve 31 Ağustos’ta sona eriyor; son günü tatile rastlayan istinaf süreleri hukuk ve ceza işlerinde farklı tarihlere uzuyor. Bu rehberde istinaf süresi hesaplamayı üç kanun bakımından, somut takvim örnekleriyle ele alıyoruz.

İstinaf Süresi Kaç Gün?

Önce özet tablo: pratikte en sık karşılaşılan üç istinaf yolu, süresi ve sürenin başlangıcı şöyledir.

Dosya türüSüreDayanakSürenin başlangıcı
Hukuk mahkemesi kararı2 haftaHukuk Muhakemeleri Kanunu (6100) m. 345İlamın usulen tebliği
Ceza mahkemesi hükmü2 haftaCeza Muhakemesi Kanunu (5271) m. 273Gerekçeli hükmün tebliği
İcra mahkemesi kararı2 haftaİcra ve İflas Kanunu (2004) m. 363Kararın tebliği

Görüldüğü gibi üç alanda da istinaf başvuru süresi iki haftadır ve üçünde de süre tebliğ ile işlemeye başlar. Yine de her satırın kendi incelikleri vardır; aşağıda tek tek açıyoruz.

HMK İstinaf Süresi: Hukuk Davalarında İki Hafta

Hukuk davalarında kural nettir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100) m. 345: “İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.”

Buradan üç pratik sonuç çıkar:

  1. Süre taraflar için ayrı ayrı işler. Her tarafın süresi, ilamın kendisine tebliğ edildiği tarihe göre hesaplanır; karşı tarafın tebliğ tarihi sizin sürenizi etkilemez.
  2. Süreyi başlatan olay usulüne uygun tebliğdir. Kararın kesinleşme şerhi, e-Devlet’ten görüntülenmesi veya dosyadan öğrenilmesi değil, usulen yapılmış tebligat esas alınır. Tebliğ tarihinin nasıl belirlendiği (özellikle e-tebligatta 5. gün kuralı) ayrı bir hesap konusudur; ayrıntısı tebligat süresi hesaplama yazımızdadır.
  3. Özel kanun hükümleri saklıdır. Bazı dava türlerinde özel kanunlar farklı süre öngörebilir; her dosyada önce özel bir süre düzenlemesi olup olmadığını kontrol etmek gerekir.

Takvimli örnek: İlam avukata Salı 15 Eylül 2026 günü tebliğ edilsin. Tebliğ günü hesaba katılmaz; iki haftalık süre 16 Eylül’de işlemeye başlar ve son hafta içinde tebliğ gününe karşılık gelen 29 Eylül 2026 Salı günü mesai bitiminde sona erer.

CMK İstinaf Süresi: Gerekçeli Hükmün Tebliğinden İki Hafta

Ceza davalarında istinaf süresinin güncel düzenlemesi şöyledir — Ceza Muhakemesi Kanunu (5271) m. 273: “İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır.”

Burada iki noktanın altını çizelim:

  • Eski bilgiye dikkat. İnternette ve eski kaynaklarda CMK istinaf süresi hâlâ “tefhimden itibaren yedi gün” olarak geçer. Bu bilgi güncel değildir: yürürlükteki metne göre süre iki haftadır ve hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren işler. Süre hesabını eski yedi gün kuralına göre yapmak da, iki haftalık süreyi tefhimden başlatmak da hatalıdır.
  • Başvurunun şekli esnektir. İstem, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılabilir.

Takvimli örnek: Gerekçeli hüküm sanık müdafiine Çarşamba 8 Temmuz 2026 günü tebliğ edilsin. İki haftalık süre 9 Temmuz’da işlemeye başlar ve normalde 22 Temmuz 2026 Çarşamba günü sona ererdi. Ancak 20 Temmuz’da adli tatil başladığı için sürenin sonu tatile rastlar; bu durumda süre aşağıda anlattığımız adli tatil kuralına göre uzar.

İİK m. 363: İcra Mahkemesi Kararlarında İstinaf

İcra ve İflas Kanunu (2004) m. 363 uyarınca icra mahkemesinin maddede sayılan kararlarına karşı, alacağın, hakkın veya malın değerinin kanundaki parasal sınırı geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir ve “İstinaf yoluna başvuru süresi tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır.”

İcra dosyalarında iki hususa dikkat edilmelidir:

  • Parasal sınır her yıl değişir. Kanundaki istinaf sınırı her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; bu nedenle başvurudan önce, kararın verildiği tarihte geçerli güncel sınırı mutlaka kontrol edin. Sınırın altında kalan kararlar kesindir.
  • Her karar istinafa tabi değildir. İstinaf yolu yalnızca İİK m. 363’te sayılan kararlara karşı açıktır; kararın bu kapsamda olup olmadığı dosya bazında değerlendirilmelidir.

İstinaf Süresi Ne Zaman Başlar: Tefhim mi, Tebliğ mi?

Uygulamada en çok hak kaybı doğuran soru budur. Duruşmada hükmün açıklanması (tefhim) ile gerekçeli kararın yazılıp tebliğ edilmesi arasında çoğu zaman haftalar vardır; sürenin hangisinden başladığı yanlış değerlendirilirse süre ya erken “dolmuş” sanılır ya da gerçekten kaçırılır.

Kural şudur: gerekçesiz tefhim istinaf süresini başlatmaz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/648, K. 2021/1514, T. 08.04.2021 kararında benimsenen ilkeye göre, hüküm duruşmada gerekçesiyle birlikte tefhim edilmemişse istinaf süresi gerekçeli kararın tebliği ile işlemeye başlar. Uygulamada hüküm çoğunlukla yalnızca sonuç kısmıyla (hüküm fıkrasıyla) tefhim edildiğinden, fiilen gerekçeli karar istinaf süresi hesabı tebliğ tarihine dayanır.

Ceza tarafında ise tartışmaya gerek kalmamıştır: CMK m. 273’ün güncel metni süreyi zaten açıkça “hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten” başlatır.

Pratik sonuç: duruşma tutanağındaki tefhim tarihine göre panik yapmadan önce gerekçeli kararın tebliğ edilip edilmediğine bakın; süre takibinizi tebliğ tarihi üzerinden kurun. Tebliğ tarihinin belirlenmesinde elektronik tebligat ayrı kurallara tabidir — UETS’e düşen kararlarda sürenin işleyişini e-tebligat ve UETS süre takibi yazımızda ayrıntılı anlattık.

Adli Tatil İstinaf Süresini Nasıl Etkiler? (2026 Örnekleriyle)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100) m. 102 uyarınca “Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.” Yani 2026 adli tatili 20 Temmuz 2026’da başladı, 31 Ağustos 2026 Pazartesi günü sona eriyor. Son günü bu aralığa rastlayan istinaf süreleri, hukuk ve ceza işlerinde farklı şekilde uzar.

Hukuk davalarında: bir hafta uzama (7 Eylül 2026)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100) m. 104: “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.”

Takvimli örnek: Adli tatile tabi bir hukuk davasında gerekçeli karar avukata 10 Ağustos 2026 Pazartesi günü tebliğ edilsin. İki haftalık istinaf süresi normalde 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü dolar. 24 Ağustos adli tatilin içinde kaldığından süre kendiliğinden uzar: adli tatilin bittiği 31 Ağustos’tan itibaren bir hafta, yani 7 Eylül 2026 Pazartesi mesai bitimine kadar istinaf başvurusu yapılabilir. Bunun için ayrıca bir mahkeme kararına gerek yoktur.

İki uyarı: Birincisi, uzama yalnızca adli tatile tabi dava ve işler içindir; adli tatilde görülmeye devam eden dava türlerinde süreler tatilde de işler ve uzamaz. İkincisi, sürenin son günü tatilden sonraya denk geliyorsa uzama söz konusu olmaz — örneğin tebliğ 27 Ağustos 2026 Perşembe ise iki haftalık süre 10 Eylül 2026 Perşembe günü, uzamadan dolar.

Ceza işlerinde: üç gün uzama (3 Eylül 2026)

Ceza tarafında kural farklıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu (5271) m. 331/4: “Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.”

Takvimli örnek: Yukarıdaki CMK örneğine dönelim. Gerekçeli hüküm 8 Temmuz 2026 Çarşamba günü tebliğ edilmiş, iki haftalık süre normalde 22 Temmuz 2026’da dolacaktı. Sürenin sonu adli tatile (20 Temmuz – 31 Ağustos) rastladığından süre, tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır: 1, 2 ve 3 Eylül sayılır ve istinaf istemi en geç 3 Eylül 2026 Perşembe günü yapılabilir.

Buradaki kritik nüansı Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/292, K. 2021/275, T. 10.06.2021 kararı ortaya koyar: uzama kuralının uygulanabilmesi için kararın tebliğinin adli tatilden önce gerçekleştirilmiş ve işlemeye başlayan sürenin adli tatil içinde sona eriyor olması gerekir; bu koşullar gerçekleştiğinde süre, tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Yani süre adli tatil bittikten sonra dolan bir dosyada üç günlük uzamaya güvenilemez; sürenin son gününün tatil aralığına gerçekten rastlayıp rastlamadığı her dosyada ayrıca doğrulanmalıdır.

Hukuk ve ceza arasındaki fark tablo hâlinde:

Hukuk (HMK m. 104)Ceza (CMK m. 331/4)
Uzama miktarı1 hafta3 gün
2026’da fiilî son gün7 Eylül 2026 Pazartesi3 Eylül 2026 Perşembe
KoşulSürenin sonu tatile rastlamalı, iş adli tatile tabi olmalıTebliğ tatilden önce yapılmış, süre tatil içinde bitiyor olmalı

Aynı haftada hem hukuk hem ceza dosyası kapatan bir büro için bu dört günlük fark, tek başına bir hak kaybı sebebidir: ceza dosyasının son gününü hukuk dosyası gibi 7 Eylül sanmak, başvuruyu dört gün geç yapmak demektir.

İstinaf Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?

Sonuç ağırdır: süresinden sonra yapılan istinaf başvurusu esasa girilmeden reddedilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4619, K. 2023/6645, T. 25.10.2023 kararında benimsenen ilke uyarınca, istinaf yoluna başvurunun yasal süre geçtikten sonra yapılması hâlinde istem İİK m. 365/1 çerçevesinde reddedilir. Bu durumda ilk derece kararı kesinleşir ve müvekkilin esasa ilişkin ne kadar haklı olduğu artık incelenmez.

Bu nedenle süre yönetiminde güvenli taraf tutulmalıdır: son günü adli tatil uzamasına veya hafta sonuna bırakmamak, süreyi tebliğ tarihinden bağımsız iki kez (bir kişi + bir sistem) doğrulamak ve başvuruyu mümkünse normal sürenin içinde tamamlamak gerekir. Süre güvence altına alındıktan sonra asıl mesai gerekçeli istinaf dilekçesine harcanmalıdır; istinaf sebeplerini düzenli bir taslağa dönüştürürken Hansoft AI’nin dilekçe yazma asistanından destek alabilir, kazandığınız zamanı dosyanın esasına ayırabilirsiniz. Taslağı hazırlayan araç ne olursa olsun, süre hesabının ve dilekçenin son kontrolü avukatındır.

Sık Sorulan Sorular

İstinaf süresi kaç gündür?

Hukuk davalarında (HMK m. 345), ceza davalarında (CMK m. 273) ve icra mahkemesi kararlarında (İİK m. 363) istinaf süresi iki haftadır. Üçünde de süre tebliğ ile başlar; ceza işlerinde tebliğ, hükmün gerekçesiyle birlikte yapılmalıdır.

İstinaf süresi tefhimle mi tebliğle mi başlar?

Hüküm duruşmada gerekçesiyle birlikte tefhim edilmemişse süre, gerekçeli kararın tebliğiyle başlar; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan kararı bu yöndedir. CMK m. 273 zaten süreyi gerekçeli hükmün tebliğinden başlatır. Uygulamada güvenli ölçü, süre takibini gerekçeli kararın tebliğ tarihi üzerinden kurmaktır.

2026 adli tatilinde son günü tatile rastlayan istinaf süresi ne zaman biter?

2026 adli tatili 20 Temmuz – 31 Ağustos arasıdır. Son günü bu aralığa rastlayan süreler, adli tatile tabi hukuk işlerinde HMK m. 104 gereği bir hafta uzayarak 7 Eylül 2026 Pazartesi, ceza işlerinde CMK m. 331/4 gereği üç gün uzayarak 3 Eylül 2026 Perşembe günü sona erer.

CMK istinaf süresi 7 gün mü?

Hayır. “Tefhimden itibaren yedi gün” bilgisi eski düzenlemeye aittir. Güncel CMK m. 273 metnine göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır.

Gerekçeli karar tebliğ edilmeden istinaf başvurusu yapılabilir mi?

Süre gerekçeli kararın tebliğiyle başladığından, tebliğden önce süre aleyhinize işlemez. Uygulamada tebliğ beklenmeden süre tutum (süresi içinde istinaf hakkını koruma) amaçlı başvuru yapıldığı da görülür; somut dosyada nasıl bir yol izleneceği dosyanın koşullarına göre belirlenmelidir.

İcra mahkemesi kararına karşı her zaman istinafa gidilebilir mi?

Hayır. İİK m. 363 uyarınca istinaf yolu, maddede sayılan kararlara karşı ve alacağın, hakkın veya malın değerinin kanundaki parasal sınırı geçmesi şartıyla açıktır. Sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği için başvurudan önce güncel tutarı mutlaka kontrol edin.


Bu yazı hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İstinaf süresi, dosyanın türüne, tebliğin usulüne ve güncel mevzuata göre değişebilir; somut olayınızda mutlaka bir avukata danışın.